4 Haziran 2014 Çarşamba

Sosyal medya araçlarının siyasi partiler tarafından kullanımı

Günlük hayatın her alanını etkisi altında tutan ‘sosyal medya olgusu’ tartışılamaz. Facebook gibi sosyal ağ uygulaması sayesinde insanlar kendi bilgileri ile birebir örtüşmese bile yakın bilgilerini paylaşarak anonim kimliklerden sanal kimliğe geçiş yapmışlardır. Bu durumda siyaset yapan politikacılar, kendilerine oy verecek olan seçmenlere en doğal ortam olarak Facebook’tan ulaşabilirler. Kendi parti teşkilatında çalışanları en kolay buradan organize edebilirler. Aynı şekilde bir mikroblog olan ve 140 karakterle düşünceyi ifade etmeyi sağlayan Twitter ortamından gerçekleştirecekleri icraatleri paylaşabilirler ve halkın isteklerini alabilirler. Bu her iki aracın daha etkin kullanılması için politikacıların bir nebze de olsa ‘’Sosyal Medya Uzmanı ‘’ olmaları beklenir. Sosyal medya kısmen kontrolsüz bir ortam olduğundan klavyenin tuşlarından çıkacak her kelime ve cümlenin önemi büyüktür. Sosyal medya veya dijital medyada hiç bir şey unutulmaz.  Bundan dolayı politikacıların mutlaka sosyal medya uzmanı ile çalışmaları gerekir.


Sosyal medyayı en iyi şekilde kullanan siyasi liderin hiç kuşkusuz Barack Obama olduğu söylenir ve kabul edilir. Onun büyüsünü yakalayan Demokrat Parti adayı Obama 2008 yılı seçimleri öncesi , parti içerisindeki rakibi Hillary Clinton’a karşı siyahi Amerikalı olmasına rağmen ‘’gençlik,değişim,umut’’ sloganı ile öne geçmiş ve John Mc Caine’in önünde 41. ABD başkanı olmuştur. O , sosyal medya yanında yazılı ve görsel medyayı da takımı ile birlikte çok etkin bir şekilde kullanabilmiş ve böylece zafere ulaşmıştır.


Sosyal medya ile politikacılar kendi tabanlarına ilişkin seçim faaliyetlerini organize edebilir, kararsız seçmenlerin düşüncelerini öğrenebilir ve buna karşı reaksiyon geliştirebilirler. Demokratik yapılarda seçmenin sandığa gitmesi meşakkatli bir iştir. Her seçimde iktidar partisinin aldığı oy oranında insan seçimlerde oy kullanmamaktadır. Bu durum temsil bakımından ülke genelinin karakterini oluşturmamaktadır. Bir diğer husus ise , gençler arasında oy kullanımının rağbet görmeyişidir. Gençlerin geleceği için dikkatlerinin çekilmesi gerekir. Zira sosyal medya gençlerin çoğunluğunun yer aldığı mecralardır. Bu ortam içerisinde onları anlama ve kendini anlatma politikacılar için önemli bir güçtür.


Sosyal medyanın gücü siyasi alanda yadsınamaz , siyasetçi kısa sürede daha geniş bir kitleye hitap edebilir ve onların tepkisini daha kolay ölçebilir. Bu nedenle sözü edilen ortamlar güçlü bir politik araç haline gelir.Bireyler Sosyal Medya araçları yardımıyla görüşlerini daha rahat ifade edebilir, politikacıların yazılarına paylaşımda bulunabilir ve hatta cevaplayabilirler. Dünya siyasetinde birçok politikacı , bakan ve başkan Twitter ve Facebook gibi sosyal ağları etkin bir şekilde kullanmaktadır. 


Bunun sebebi, seçmenin sosyal ağlar üzerinde var olmasından dolayı bu şekilde daha çok kişiye ulaşılacağının düşünülmesi ve bu sayede görüşlerin etkin ve verimli bir şekilde değerlendirebilme şansının yakalanması isteğidir. Siyasi oluşum içerisinde caddelere ve meydanlara inmek önemlidir.



Ancak fiziksel bir ortamda insanları miting alanına toplamak çok zor bir iştir. Sosyal medyada hazır kitleye ulaşmak mümkündür. Bunun için günler öncesinde seçmenden randevu talep etmeye gerek yoktur çünkü haftanın yedi günü yirmi dört saat boyunca politikacı seçmeni ile iletişim halinde olabilmektedir.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder